Okul Desteğinin Gölge Öğretmenlik Uygulamasındaki Yeri ve Önemi
Gölge öğretmenlik, çocuğun okul ortamında ihtiyaç duyduğu bireysel desteği almasını sağlayan önemli bir uygulamadır. Ancak gölge öğretmenin varlığı, çocuğun eğitim sürecindeki tüm sorumluluğun gölge öğretmene bırakılması anlamına gelmez.
Aksine, başarılı bir gölge öğretmenlik uygulamasının temelinde okul yönetimi, sınıf öğretmeni, gölge öğretmen ve aile arasındaki iş birliği bulunur.
Çünkü bir çocuğun sınıf içerisindeki gelişimini yalnızca yanında bulunan yetişkin değil, içinde bulunduğu eğitim ortamının tamamı etkiler.
Gölge Öğretmen Tek Başına Yeterli Değildir
Gölge öğretmenin çocuğa bireysel destek vermesi, sınıf içerisinde karşılaştığı güçlükleri aşmasına yardımcı olması ve eğitim sürecine katılımını kolaylaştırması son derece değerlidir.
Ancak çocuğun sınıf içerisinde gerçekten gelişebilmesi için yalnızca birebir desteğe sahip olması yeterli değildir.
Çocuğun;
- sınıf etkinliklerine katılması,
- akranlarıyla iletişim kurması,
- öğretmeniyle etkileşimde bulunması,
- bağımsız becerilerini kullanması,
- grup çalışmalarında yer alması,
- sınıf rutinlerinin bir parçası olması
gerekir.
Bunun gerçekleşebilmesi ise gölge öğretmenin desteğinin sınıfın doğal eğitim süreciyle bütünleşmesine bağlıdır.
Okul Yönetiminin Rolü
Gölge öğretmenlik uygulamasının sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için okul yönetiminin süreci desteklemesi büyük önem taşır.
Okul yönetimi, gölge öğretmeni yalnızca “çocuğun yanında bulunan kişi” olarak görmemeli; eğitim ekibinin bir parçası olarak değerlendirmelidir.
Gölge öğretmenin sınıf içerisinde bulunabilmesi, öğretmenle iletişim kurabilmesi, gerektiğinde uygun düzenlemelerin yapılabilmesi ve çocuğun eğitim sürecine dahil olabilmesi için okul yönetiminin iş birliğine ihtiyaç vardır.
Bu iş birliği olmadığında gölge öğretmen, çocuğun bireysel ihtiyaçlarını desteklemeye çalışırken okul sisteminden bağımsız hareket etmek zorunda kalabilir. Bu da uygulamanın verimliliğini azaltabilir.
Sınıf Öğretmeninin Rolü: Çocuğa Fırsat Vermek
Gölge öğretmenlik uygulamasının en önemli noktalarından biri de sınıf öğretmeninin çocuğa fırsat öğretimi için alan açmasıdır.
Gölge öğretmenin sınıfta bulunması, öğretmenin çocuğu doğrudan gölge öğretmene bırakması anlamına gelmez.
Örneğin öğretmen sınıfa bir soru yönelttiğinde çocuğun cevap vermesi için zaman tanımak, etkinlik sırasında çocuğun kendisinin denemesine fırsat vermek, sınıf içindeki sorumluluklara dahil etmek ve gerektiğinde çocuğa doğrudan yönelmek son derece değerlidir.
Gölge öğretmen burada çocuğun yerine cevap veren veya her durumda onun adına müdahale eden kişi olmamalıdır.
Tam tersine, çocuğun öğretmeniyle doğrudan ilişki kurmasını desteklemeli ve gerektiğinde geri planda kalmalıdır.
Çünkü hedef yalnızca çocuğun etkinliği tamamlaması değildir.
Hedef; çocuğun öğretmeniyle iletişim kurması, yönergeyi alması, denemesi, hata yapması, yeniden denemesi ve sınıfın bir parçası olarak öğrenmesidir.
Bu nedenle sınıf öğretmeninin çocuğa verdiği fırsatlar, gölge öğretmenin yaptığı bireysel destek kadar değerlidir.
“Gölge Öğretmeni Var” Diyerek Çocuğu Soyutlamak Doğru Değildir
Gölge öğretmenlik uygulamasında karşılaşılabilecek en önemli risklerden biri, çocuğun farkında olmadan sınıfın geri kalanından ayrıştırılmasıdır.
“Onun gölge öğretmeni var.”
“Onunla gölge öğretmeni ilgileniyor.”
“Bu etkinliği onunla gölge öğretmeni yapsın.”
gibi yaklaşımlar kısa vadede kolaylık sağlıyor gibi görünse de çocuğun sınıf topluluğunun dışında kalmasına neden olabilir.
Oysa gölge öğretmenin amacı çocuğu sınıftan ayırmak değil, çocuğun sınıfa katılımını artırmaktır.
Çocuğun sınıf arkadaşlarıyla birlikte etkinliklere katılması, grup çalışmalarında yer alması, öğretmeni tarafından doğrudan muhatap alınması ve sınıfın doğal akışı içerisinde bulunması eğitim sürecinin önemli parçalarıdır.
Gölge öğretmen çocuğun yanında olduğu için çocuk daha az değil, daha fazla öğrenme fırsatına sahip olmalıdır.
Fırsat Öğretimi Neden Önemlidir?
Çocuklar yalnızca birebir çalışmalarda öğrenmezler.
Gerçek öğrenme fırsatlarının önemli bir bölümü doğal sınıf ortamında ortaya çıkar.
Örneğin;
- Öğretmenin soru sorması,
- arkadaşının çocuğa bir şey söylemesi,
- grup etkinliğine katılma,
- sınıf sorumluluğu alma,
- materyal paylaşma,
- sıra bekleme,
- arkadaşından yardım isteme,
- öğretmenden yardım talep etme
gibi günlük durumların her biri birer öğrenme fırsatıdır.
Bu nedenle gölge öğretmenin görevi çocuğu bu doğal fırsatlardan uzaklaştırmak değil, gerektiğinde bu fırsatlardan yararlanabilmesini kolaylaştırmaktır.
Gölge Öğretmen ve Sınıf Öğretmeni Birbirinin Yerine Geçmez
Gölge öğretmen ile sınıf öğretmeninin görevleri birbirinden farklıdır.
Sınıf öğretmeni sınıfın tamamından ve eğitim sürecinin genelinden sorumludur. Gölge öğretmen ise destek verdiği çocuğun bireysel ihtiyaçları doğrultusunda eğitim sürecine daha etkin katılımını kolaylaştırır.
Bu iki rolün birbirinden kopması yerine iş birliği içerisinde yürütülmesi gerekir.
Örneğin gölge öğretmen, çocuğun hangi yönergelerde zorlandığını veya hangi durumlarda daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu öğretmenle paylaşabilir. Sınıf öğretmeni de bu bilgileri dikkate alarak çocuğa uygun katılım fırsatları oluşturabilir.
Böylece gölge öğretmenin desteği sınıftan bağımsız bir uygulama olmaktan çıkar ve sınıfın doğal eğitim sürecinin bir parçası haline gelir.
Aile de Bu Ekibin Bir Parçasıdır
Çocuğun okulda gösterdiği davranışlar ve ihtiyaçları hakkında aileden alınan bilgiler de süreci destekleyebilir.
Aile, çocuğun ev ortamındaki becerileri, zorlandığı durumlar, ilgileri ve güçlü yönleri konusunda önemli bilgiler sağlayabilir.
Düzenli iletişim sayesinde okulda ve evde kullanılan desteklerin mümkün olduğunca tutarlı olması sağlanabilir.
Ancak burada da amaç çocuğu sürekli takip etmek veya her davranışını yetişkinlerin kontrolünde tutmak değil; çocuğun ihtiyaçlarını daha doğru anlamak ve bağımsızlığını desteklemek olmalıdır.
Başarılı Bir Gölge Öğretmenlik Uygulaması Nasıl Olmalıdır?
Etkili bir gölge öğretmenlik uygulamasında temel soru yalnızca:
“Gölge öğretmen çocuğa yeterince destek oluyor mu?”
olmamalıdır.
Bunun yanında şu sorular da sorulmalıdır:
- Çocuk sınıf etkinliklerine katılabiliyor mu?
- Öğretmeniyle doğrudan iletişim kurabiliyor mu?
- Akranlarıyla etkileşim fırsatı buluyor mu?
- Öğretmen çocuğa denemesi için yeterli zaman tanıyor mu?
- Gölge öğretmen gerektiğinde geri çekilebiliyor mu?
- Çocuk sınıfın bir parçası olarak görülüyor mu?
- Okul yönetimi süreci destekliyor mu?
- Aile, okul ve gölge öğretmen arasında sağlıklı iletişim kurulabiliyor mu?
- Verilen destek çocuğun bağımsızlığını artırıyor mu?
Bu soruların tamamı birlikte değerlendirildiğinde gölge öğretmenlik uygulamasının gerçek anlamda çocuğun yararına olup olmadığı daha net görülebilir.
Sonuç: Gölge Öğretmen Çocuğu Sınıfa Dahil Etmek İçin Vardır
Gölge öğretmenlik, çocuğun okul ortamında yalnız bırakılmaması anlamına gelmediği gibi, çocuğun tüm sorumluluğunun bir yetişkine devredilmesi anlamına da gelmez.
İyi planlanmış bir gölge öğretmenlik uygulamasında gölge öğretmen çocuğa destek olur; sınıf öğretmeni çocuğa öğrenme fırsatları sunar; okul yönetimi sürecin sağlıklı ilerlemesi için gerekli iş birliğini sağlar; aile ise sürecin önemli bir paydaşı olarak iletişimi destekler.
Asıl hedef, çocuğu gölge öğretmene bağımlı hale getirmek değil; gölge öğretmenin desteğinden yararlanarak çocuğun sınıfın doğal bir üyesi olmasını, öğrenme fırsatlarına erişmesini ve zaman içerisinde daha bağımsız hale gelmesini sağlamaktır.
Bu nedenle bir gölge öğretmenlik hizmetinin niteliğini değerlendirirken yalnızca gölge öğretmenin deneyimine değil, çocuğun bulunduğu okul ortamının bu uygulamaya ne kadar açık ve iş birlikçi olduğuna da bakmak gerekir.
Çünkü çocuğun gelişimini destekleyen şey yalnızca yanında bulunan kişi değil, o çocuğa fırsat veren bir eğitim ortamıdır.
Evde Bilgi olarak gölge öğretmenlik yaklaşımımızda çocuğun bireysel ihtiyaçlarını desteklemenin yanında okul, öğretmen ve aile arasındaki iş birliğinin önemine inanıyoruz. Amacımız çocuğun yalnızca okulda bulunmasını değil; öğrenme, iletişim kurma, ilişki geliştirme ve bağımsızlaşma fırsatlarına gerçek anlamda katılmasını desteklemektir.